Domuz Gribi Aşısı

Yıllardır grip kelimesiyle haşır neşirdik. Grip oldum der, geçer giderdik. Sonra grip aşısıyla tanıştık. İlk başlarda keyfe kader bir aşı gibi görünürken, tıbbi araştırmaların sonuçları çıktıkça aslında ne kadar önemli bir aşı olduğunu anladık. O derecede ki artık 6 ay 18 yaş arasındaki tüm çocukların aşılanması öneriliyor. Derken geçen sene ortalarında domuz gribi “ben geldim” dedi. Yaklaşık 100 yıl önce milyonlarca yaşamı etkileyen bir grip virüsünün torunu olduğu meydana çıkınca, tüm yüzler ona çevrildi. Yazın gelmesiyle, güneş gülümseyerek havanın derecesini arttırdı ve virüsün etkinlik derecesini azalttı. Buna karşılık, domuz gribi virüsü, “denizin keyifli dalgalarını bıraktığınızda, sonbaharda benim ikinci dalgamda görüşürüz” dedi.
Aylardır domuz gribi virüsü ve etkinliği çok yakın bir şekilde sağlık ekipleri tarafınca takip edilmektedir. Özet olarak iyi haber şu: domuz gribi virüsü, her yıl alışık olduğumuz mevsimsel grip virüsüne kıyasla daha ölümcül değil. Ancak değişim geçirme ihtimalini göz ardı etmemek lazım.
Sağlık Bakanlığı Pandemi (dünya salgını) İzleme Bilim Kurulu Türkiye’de 10 milyon kişinin aşılanmasının gerektiğini tespit etmiş. Aşılamaya Ekim ayı civarında başlanması planlanmaktaymış. Aşılanacak kişiler bizi yakından ilgilendiriyor çünkü özellikle 6 ay 35 ay arasındaki çocukların aşılanması öngörülüyor. Bunlar haricinde şeker, kalp, karaciğer, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olanların, T.S.K.’nın, sağlık çalışanlarının ve kritik pozisyonlarda bulunan devlet çalışanlarının aşılanmaları planlanmış.
Altıncı aydan itibaren uygulanabilen aşı ölü virüs aşısıdır. Bu aşının üretim ayrıntılarına bakıldığında yıllardır üretilen mevsimsel grip aşısında kullanılan teknik ve maddelerin aynıları kullanılmış. Bu nedenle yan etkilerinin çok farklı olacağı düşünülmüyor. Bazı ölü aşılarda thimerosal kullanılmış. Özellikle çok sayıda doz içeren şişelerde kullanılmış olması söz konusu. Tek dozluk ölü virüs aşısında thimerosal kullanılmamış. Hatırlarsınız, her ne kadar thimerosal ve otism arasında bilimsel bir bağlantı kurulamamış ve 2004’de bu konuya nokta konmuş ve takip eden çalışmalarda aynı sonuçlar elde edilmiş olsa da, bazı çevreler bu konuyla ilgili kuşku taşımaya devam etmiştir. Aşının yan etkileri arasında aşı bölgesinde kızarıklık, ağrı, vücutta ateş ile ağrı ve her aşıda olduğu gibi milyonda bir de olsa ağır alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Özellikle yumurtaya karşı ağır alerjik tepkisi olan kişilerin domuz gribi aşısı olmaması tavsiye edilir. Dokuz yaş altındaki çocukların bir ay ara ile iki kere aşılanmaları gerekecek. Bundan büyüklere tek doz yeterli olacak.
İkinci çeşit aşı ise zayıflatılmış virüs içeren ve buruna sprey şeklinde zerk edilen aşıdır. Bu aşı iki yaş üstündeki çocuklara uygulanabilmektedir, ancak yarı canlı olduğu için her çocuğa yapılamaz. Özellikle kronik hastalığı, kas veya sinir hastalığı, zayıf savunma sistemi olan, beş yaş altında astımı olan veya geçen sene içinde bir kere hırıltılı hastalık geçiren çocuklara uygulanmamalı. Yan etkileri arasında aşı bölgesinde kızarıklık, ağrı, vücutta ateş, burun tıkanıklığı ve akıntısı, kas ağrısı veya boğaz ağrısı görülebilmektedir. Milyonda bir de olsa, bu aşıda da ağır alerjik reaksiyon geçirme ihtimali vardır.
Unutmayalım, domuz gribi şu aşamaya kadar mevsimsel gribe kıyasla daha öldürücü değildir ve çoğu zaman bir haftada vakalar iyileşmektedir. Ancak yine de bazı vakalarda hastaneye yatış, zatürre ve hatta ölüm bile görülebilmektedir. Doktorunuz ile bu konuyu konuştuğunuzda bilgilenmiş olmanızda fayda var çünkü evladınızla ilgili son karar aslında siz anne ve babaların elindedir. Çocuğunuzun doktoru ile görüşerek en doğru kararı alacağınızdan şüphem yok.
Dr. Gökhan Mamur



