Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?
| Makale Dizini |
|---|
| Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir? |
| Bitkisel Ürünler |
| Sonuç |
| Tüm Sayfalar |

Bana sıkça sorulan 2 soru şunlardır: çocuğumun veya bebeğimin savunma sistemini nasıl güçlendirebilirim? Eczanelerde bulunan bitkisel şurup veya damlalar onların daha az hastalanmalarına yardımcı olur mu? Güncel bir araştırma yaptım ve elde ettiğim sonuçları siz ebeveynler ile paylaşmak istedim.
1. BÖLÜM
Çocuğunuzun sağlıklı bir savunma sisteminin olması için her şeyden önce temelinde sağlıklı bir vücuda sahip olması lazım. Bunun için dört şey şarttır:
- Dengeli beslenme
- Günde en az bir saat hareketli oyun
- Yeterli uyku
- Mutlu yaşam ortamı
Bu dörtlüyü yerine getirince, çocuğunuzun vücudunu koruyacak askerler için altyapısı sağlam bir üs yaratmış olacaksınız. Bir de her yapıyı tamamlayan ayrıntılar vardır. Şimdi bunları irdeleyelim.
Serbest oksijen radikalleri:
Bu maddelere kısacası SOR diyeceğim. Hayatta kalabilmemiz için oksijen şarttır. Ne ilginçtir ki, hayatta kalmamızı sağlayan bu madde kullanıldıktan sonra hücreler için zehirli olan SOR’a dönüşürler (bir çeşit Dr. Jeckyl ve Mr. Hyde). Bu radikaller savunma sistemini de olumsuz etkilerler. Beyaz kürelere zarar verirler ve sitokinleri yok ederler, başka bir deyimle, savunma sistemine ait askerleri zehirlemekle birlikte telsizlerini alarak birbirleriyle iletişim kurmalarını ve düşmana yani mikroplara karşı organize olmalarını engellerler.
Ancak ne isabetlidir ki bu SOR’ları temizleyen maddeler vardır ve bunlara antioksidan denir. Bir başka benzetme yapmak gerekirse, SOR’lar damsız girilmeyen bir gece kulübüne sızmaya çalışan erkekler gibidir. Kulüpte zaten eşiyle bulunan bayanlara sarkarlar ve herkesin keyfini kaçırırlar. Antioksidanlar ise güvenlik görevlileridir ve SOR’ları gece kulübünden çıkararak oradaki sükunet ve dengeyi korumaya çalışırlar. Güvenlik görevlileri ve SOR’lar arasında mutlaka kavga çıkar ve güvenlik görevlileri bu esnada birkaç yumruk yer, SOR’lar hırslarını almış dolayısıyla sakinleşmiş şekilde gece kulübünden atılmış olurlar. Güvenlik görevlileri yani antioksidanlar yeterli sayıda değilse o zaman iş çığırından çıkar ve güzellik içinde eğlenmeye gidenler evden çıktıklarına bin pişman olurlar.
İşlem görmüş rafine gıdalar, şeker, koruyucu maddeler ve renklendiriciler serbest oksijen radikallerini vücutta arttırıcı etkiye sahiptirler. Bu nedenle çocuklarımızı bunlardan uzak tutmalıyız.
Vücutta bulunan antioksidanlar A, C, E vitaminleri ve selenyumdur. A vitamini, koyu yeşil ve sarı meyve ve sebzelerde bulunur. E vitamini, kuruyemiş, zeytin, yeşil sebzeler ve sebze yağında bulunur. Selenyum ise mantar, karides, dana ciğeri, somon ve ton balığında bulunur. C vitamini hakkında bilgi için aşağıdaki tabloya bakınız:
|
Çocuklarımızda günlük C vitamini ihtiyacı yaklaşık 100 mg dır. |
|
|
Gıda kaynağı |
Günlük miktar |
|
Çilek |
10 |
|
Kivi |
1 |
|
Kavun |
1 dilim |
|
Portakal |
1 |
|
Greyfrut |
1 |
|
Mandalina |
2 |
Demir ve çinko minerallerdir. Bunlar sırasıyla savunma hücrelerinin mikroba karşı harekete geçmelerine ve savunma hücresinin üretimine yardımcı olurlar. Demir, tavuk ciğeri, et, yumurta, pekmez ve yeşil sebzelerde bulunur. Çinko hakkında bilgi için aşağıdaki tablolara bakınız:
|
Yaş |
Çocuğun ihtiyaç duyacağı günlük miktar (mg) |
|
0-6 ay |
2 |
|
7-12 ay |
3 |
|
1-3 yaş |
3 |
|
4-8 yaş |
5 |
|
9-13 yaş |
8 |
|
Çinko için gıda kaynakları ve içerdikleri çinko miktarları (mg) |
||
|
Et |
100 gr (3 köfte) |
9 |
|
Pişmiş nohut |
200 gr |
2.8 |
|
Kuru fasulye |
225 gr |
1.6 |
|
Bezelye |
80 gr |
0.6 |
Unutmayalım, yaşam bir dengeden ibarettir. Savunma sistemi nasıl bazen zayıf olabiliyorsa, aşırı güçlü ve bunun uzantısında saldırgan da olabilir. Aşırı duyarlı ve saldırgan durumlarda egzema, saman nezlesi, astım, romatizma, kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve multipl skleroz (MS) görülebilmektedir. Bu durumda dengeyi korumak için omega 3 ve 6 yağ asitleri devreye girer. Bunlar, savunma sisteminin saldırgan tavırlara girmesini engeller ve denge getirirler dolayısıyla biraz önce bahsettiğim hastalıkların çocuklarınızda görülme olasılığı azalmış olur.
Omega 6 yağ asitleri kullandığımız yağ kaynaklarının çoğunda bulunmaktadır, dolayısıyla özellikle bunu tüketmek için bir arayış içine girmenize gerek yok. Omega 3 yağ asitleri için keşke aynı şeyi söyleyebilsem. Omega 3 sayısında gördüğünüz gibi 3’e ayrılır; ALA, DHA, EPA.
Vücudumuz ALA’dan hem EPA, hem de DHA üretebilmektedir ancak çocuğunuzun hepsinden ayrı ayrı tüketmesi önerilmektedir. ALA keten tohumu yağı ve cevizde bulunur. Çocuğunuzun günlük 800-1100 mg’lık ALA ihtiyacını karşılamak için yoğurduna yarım çay kaşığı (yaklaşık 1 ml.) keten tohumu yağı ekleyebilir veya 4-5 tam cevizi un gibi öğütüp tüm yiyeceklerine katabilirsiniz. Günlük 300-500 mg’lık EPA ve DHA ihtiyacını ise haftada iki kere balık yedirerek vermiş olursunuz (bu şekilde bolca A ve D vitamini de alacaktır). Bu şekilde savunma sisteminin dengesi korunmuş olacak.
Prebiyotikler ve faydaları:
- Bağırsaklarımızda dostça yaşayan ve bize birçok fayda sağlayan mikroplar yani probiyotiklerin sayıca artmasına yardımcı olur (evet, her mikrop kötü değildir, hatta bazıları hayatta kalmamıza yardımcı olur).
- Bütirat üretimine yardımcı olur ve bu da kötü mikropların üremesini engeller. Bütirat aynı zamanda barsak hücreleri için enerji kaynağıdır.
- Kalsiyum ve magnezyum emilimini arttırır. Bunlar da kan ve kemiklerde kullanılır.
- Bağırsak iltihaplanmalarını azaltır.
- Bebeğiniz ve çocuğunuzun kakasını yumuşatır.
Prebiyotiklerin sayıca arttırdığı probiyotiklerin vücuttaki faydaları şunlardır:
- Bağırsak duvarına kötü mikropların yer edinmesini engeller.
- Savunma sistemini tetikler.
- Safra asitlerinin emiliminde yardımcı olur.
- Vitamin üretimi yapar.
Prebiyotikler doğada kolayca bulunur. Nerede mi? Anne sütü, buğday ve ürünleri, baklagiller, sebzeler ve meyvelerde. Prebiyotikler her yaş için önerilir ancak özellikle yaşamın ilk bir yılında çok önemlidir. Anne sütü alamayan ve mama kullanan bebeklerin prebiyotik kullanmaları faydalı olacaktır. Doğal yollar ile bir şekilde prebiyotik alamayanlar, eczanelerde beta glukan bulabilirler.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.