Yeni Okul Yılına Yedi Öneri

AddThis Social Bookmark Button

Çocuklarınızı sağlıklı bir şekilde okula hazırlamak için 7 öneriŞarkılarda, şiirlerde son bahar, genelde yaşlanma veya bir ömrün, bir yaşantının son safhaları ile ilişkilendirilir.  Oysa gerçek hayatta özellikle çocuklu ailelerde son bahar yeni bir öğrenim yılının başlangıcı anlamına gelmektedir.  Yeni hedefler, yeni başarılar, yeni dostluklar ve yeni bilgiler okullu çocuklarımızı bekler.

Biz ebeveynlerin en önemli iki görevinden biri olan çocuklarımızı eğitmenin çok önemli bir kısmını üstlenir okul.  Yeni okul yılına başlarken bir çocuk doktoru olarak tüm çocuklarımızın daha sağlıklı, dolayısıyla verimli bir yıl geçirmeleri için bazı önerilerim olacak.  Yeni öğrenim yılı için yedi önerim şunlardır:

 

  1. Sağlam çocuk muayenesi:  hatırlayacaksınız, çocuğunuz bir bebek iken aylık rutin muayenelerine götürürdünüz.  Bunlara sağlam çocuk muayenesi deriz.  İlk yaşlarda sıkça yapılan bu muayeneler, üç yaşından itibaren çocuğunuzun herhangi bir şikayeti olmasa bile yılda en az bir kere yapılmalı.  Bu muayenelerde doktorunuz çocuğunuzun büyümesini ve gelişimini değerlendirecektir.  Ufak tefek şikayetleriniz büyümeden çözümlenecektir.  Yapılması gereken aşılar tekrar gözden geçiriliğ herhangi  birinin atlanmadığından emin olunacaktır.  Aşı demişken 6 ay 18 yaş arası tüm çocukların grip aşısı olmasını tavsiye ederim.  Grip aşısı çocuklarda yaklaşık %80 oranında koruyuculuk sağlar ve okuldan geri kalma ihtimalini azaltır.
  2. İşitme testi:  çocuk doktorunuz çocuğunuzun işitme testine tabi tutulmasını da isteyecektir.  Öğrenim duyularımız vasıtasıyla olur.  Yeni bilgiler işitme ve görme gibi duyularımız ile beynimize yerleşir dolayısıyla çocuğunuzun işitme kabiliyetinden emin olmak gerekir.  İşitme testi son derece kolay, hatta eğlenceli bile denilebilecek bir testtir.  Çocuk doktorunuz size bilgi verecektir.
  3. Göz muayenesi:  öğrenim için işitme ne kadar önemliyse görme de en az o kadar önemlidir.  Çocuğunuz tahtayı göremiyorsa eğitiminin ne derecede olumsuz etkileneceğini sizlerde hayal edebiliyorsunuzdur.  Bu nedenle sağlam çocuk muayenesine gittiğinizde doktorunuz sizi göz doktoruna da yönlendirecektir.  Göz doktorunuz çocuğunuzun görmesini değerlendirecektir ve gerekirse gözlük reçete edecektir.
  4. Kahvaltı ve dengeli beslenme:  Kahvaltı yaklaşık 10 saatlik açlık sonrası gelen ilk beslenmedir ve çocuğunuzun gün içinde harcayacağı enerjinin karşılanması için ilk öğündür.  Bu nedenle kahvaltının önemini anlatmak için kelimeler yetmez.  Bunun haricinde çocuğunza öğle yemeği öncesi kuşluk ara öğünü de mutlaka okulda yaptırılmalıdır.  Bu bir meyve, yoğurt veya evde pişirilmiş kek veya kurabiye olabilir.  Öğle yemeği kantin tarzı geçiştirmeli abur cubur ile değil, okulun sunduğu tencere yemeği şeklinde olmalı.  Saatler uyumlu ise okulda, değilse evde, akşam yemeğinden önce ikindide yine bir ara öğün yapılmalı.  Bu saatteki ara öğün okul sonrası ödevler yapılırken beyine gıda gönderecektir ve akşam yemeğine açlıktan dolayı saldırma eğilimini azaltarak şişmanlama ihtimalini de azaltacaktır.  Akşam yemeği çok geçe bırakılmadan yapılmalı.
  5. Hareket:  Sabah kalk, okula git, sabahtan akşama kadar otur.  Sonra eve git, yemek ye, ödev yap, televizyon izle, bilgisayar oyunu oyna ve uyu.  Bu iki cümle ile çoğu çocuğumuzun gününü özetlemiş oldum.  Çocuklarımızın hayatından hareketi azalttıkça, şişmanlık onları tehdid eder.  Şişmanlık veya obezite belirli bir yaş içinde boya göre kilonun fazla olması olarak tanımlanabilir.   Bence obezite bizim çocuklarımızın geleceğini en çok tehdid eden hastalıktır.  Evet şişmanlık bir hastalıktır ve başka birçok hastalığa zemin hazırlar.  Bu nedenle çocuklarımız hergün en az bir saat boyunca koşuşturarak oynamalıdırlar.  Aynı zamanda günde en az 4-5 öğün sebze ve meyve tüketmeliler, şekerli içeceklerden uzak durmalılar ve televizyon artı bilgisayar etkinlikleri günde iki saatin altında sınırlandırılmalılar.  Şeker, kalp, hormon, tansiyon ve ruhsal hastalıklardan çocuklarını korumak isteyen tüm anne ve babalar bu yazdıklarıma kulak vermeliler ve çocuklarına kendi yaşantılarıyla örnek olmalılar.  Bizler kola içerken çocuğumuza “içme” dememiz gülünç bir durumdur çünkü onlar bizim dediklerimizden daha çok ne olduğumuza bakarlar ve bunu örnek alırlar.
  6. Uyku:  okul çağındaki bir çocuk günde 10 saatten daha az uyursa IQ yani zekası düşer.  Bu kadar basit.  Sabah yedide uyanan bir çocuk en azından saat akşam dokuzda yatağında olmalıdır.
  7. Onu okula zihnen hazırlayın:  özellikle okula yeni başlayacak çocuğunuzun okula karşı olabilecek olumsuz hassasiyetini gidermek için yapabilecekleriniz var.  Psikolojide duyarsızlaştırma birçok derde çaredir.  Okula başlamadan birkaç gün öncesinden itibaren yaz tatilinin getirebileceği geç yatmalar sonlandırılmalı ve saat akşam dokuzda çocuk yatağında olmalı.  Sabaha okula gidecekmiş gibi kaldırılmalı ve hazırlanmalı.  Bir iki kere de okul başlamış gibi sabahtan okula gidilebilir ve sınıfına kadar götürülüp hatta sıraya oturtulmalı.  Bu hareketler ile okulun ilk günü oluşabilecek hassasiyetler azaltılmış olur.

Yeni okul yılına başlarken okula yeni gidecek tüm çocuklarımızı kutlar, başarı ve mutluluklar dilerim.  Onları bu günlere getiren siz değerli anne ve babaları ise tebrik ederim.  Bir ebeveyn ve çocuk doktoru olarak onları bugünlere getirebilmek için sarf ettiğiniz emekleri çok çok iyi biliyorum.  Tüm evlatlarımızı gözlerinden öpüyorum.  Çünkü onlar en değerli varlıklarımız...

Dr. Gökhan Mamur

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile