Bebek Yetiştirirken Kalabalık Ailenin Faydaları
| 23 Temmuz 2010
Anne ve babalarımla muayenede bebek yetiştirme hakkında konuşurken şehir ve iş hayatının onları çok zorladığını bana sıkça anlatırlar. Eskiden aile denince işin içinde anneanne, babaanne, dede, büyük baba, teyzeler, halalar, dayılar, amcalar ve elbette birçok sayıda kardeşler söz konusu olurdu. Oysa şimdi, aile denince çoğu zaman anne, baba ve çocuk anlaşılmaktadır. Önceki gün eşimin teyzesine davetliydik ve kalabalık ortamda bebek bakımının ne kadar kolaylaştığını bir kez daha görmüş oldum. Bu nedenle sizlere kendi yaşadıklarımdan örnek vererek kalabalık ailenin bebek yetiştirirken faydalarından biraz bahsetmek istedim. Elbette zaten kalabalık aileye sahip olanlar bunları biliyoruz diyebilirler ancak olup da faydalanamayanalar ve olmayanlar için bazı önerilerim olacak.
Bu resimde kayınvalidem eşim ve küçük oğlum görülüyor. Beslenme esnasında bile bir yardımcının olması ne büyük bir kolaylık çünkü çoğunuz bilir, bebeklerin elleri ayakları asla durmaz. Bir taraftan siz birşey yedirmeye çalışırken onlar tabağı ele geçirir, oraya buraya fırlatır, dikkatleri başka yerlere dağılır ve benzeri. Ek gıdaları verirken bebek elbette yüzüne gözüne bunları bulaştıracaktır, ancak siz su içirirken başka biri yanınızda kaşık ile hazır bekliyorsa bu çok faydalı olacaktır. Kavanoz mamaları özellikle tatil veya yolculukta annelere büyük kolaylık sağlar. İstirahat etmesi, hele ki tatilde annenin de en doğal hakkıdır. Erişkinler yemeğe oturmadan hemen önce bebeğin beslenmesinin büyük bölümü tamamlanabilir. Bu şekilde hem büyükler daha rahat eder hem de bebek yeterli gıda almış olur.

Bu resimde tüm ekibi görüyoruz. Anne haricinde tam altı tane hazır ve de hevesli yardımcı. Bebek şu anda anneannenin kucağında. Annemiz ise eşinin solunda ve oldukça rahat görünüyor.

Biraz önce bahsettiğim gibi tamamlayıcı / ek gıdalara başlamış bebeğin yemeklerinin bir bölümü erişkinler oturmadan hemen önce ona yedirilebilir ancak birlikte sorfraya oturarak devam etmek ona büyük keyif verecektir. Kendisini ailenin bir parçası hisseder ve de çevresindeki büyükleri taklit ederek daha kolay yer. Bu esnada kendi başına oturarak yanındakilerin de rahat yemesine fırsat verir.

Yemeğin ana bölümü zaten genelde 10-15 dakika sürdüğünden bebeğin canının sıkılmasına pek fırsat vermeden kalabalık ailede birileri onu hemen kapar ve oynamaya başlar. Burada dedesi oynatırken oğlum mutluluktan uçuyor.

Bebek o kadar sevimli bir varlıktır ki çoğu zaman bulunduğu ortamda tek konu ve eğlence kaynağı olarak yetiyor da artıyor bile. Burada herkes onu eğlendirme çabasında ve ondan bir gülücük alma peşinde.
Sıra elbette babaya da geliyor. Tabii ki burası bir tatil ortamı ve ben de dinlenmişim ancak yorgun bir iş gününün sonunda bile bebek ile oynamak çoğu zaman insanın yorgunluğunu alıp götürüyor. Çoğu zaman diyorum çünkü gerçekçi olmak istiyorum. Bazı günler insan o kadar yorularak eve geliyor ki doğrudan kendini yatağa atmak istiyor. Bu tür durumlarda yine kalabalık ailenin faydası tartışılmaz çünkü tüm gün boyunca yalnızca anne bebekle ilgilenince onun da nefes alması gerekiyor. Bu da çoğu zaman baba eve gelip anne bebeği ona devrettiğinde gerçekleşebiliyor. Oysa evde gün içinde birkaç kişi bulunduysa, anne tüm zamanı bebekle geçirmediğinden daha dinlenmiş oluyor ve babanın katkısına çok da ihtiyaç duymuyor. Bu da babanın olağan dışı yorucu bir gün sonunda rahat istirahat etmesi anlamına geliyor. Elbette tüm bunlar çalışan anne için de geçerli. Akşam vakti anne işten eve dönünce bir saatliğine bile olsa istirahat etmesine izin veren bebeğin bakımını o süre içinde üstlenen anneanne veya babaannenin olumlu etkisi tartışılmaz.
Aaa evet, bir de abiler ve ablalar vardır. İlginçtir, kardeşin yaşı küçüldükçe, bebeğin ona ilgisi daha da artıyor. Eskiden bir ailenin birçok çocuğu olurdu ve bu nedenle büyük olan çocuklar bebek olan kardeşlerinin bakımında doğrudan sorumluluk alıyorlardı. Bu hem anne ve babayı rahatalatıyor, hem de abi veya ablaya bebek bakımı konusunda eşi olmayan tecrübeler kazandırıyordu. Onlar da ileride ebeveyn olunca çocukken edindikleri tecrübelerden dolayı sudan çıkmış balığa dönmüyorlardı. Oysa bugünkü ailelerde ya bir ya da iki çocuk oluyor. Bu çocuklara da çoğu zaman bu konuda herhangi bir sorumluluk verilmiyor. Bu, yaşlarının küçük olması veya anne ve babanın daha çok bu konuda onlara sorumluluk vermemeyi tercih etmelerinden kaynaklanıyor. Çok çocuk kulağa zor gelebilir ancak bence ters mantık yani paradoksal olarak bir anne ve babanın işini aslında kolaylaştırabiliyor. Abi veya ablası olan bebeklerin anne ve babalarına da sesleniyorum; onlara bebekle ilgili yaşlarına uygun sorumluluk vermeniz hem sizi rahatlatır, hem onların ileride kullanabilecekleri tecrübeler kazanmasını sağlar, hem de bebek çok mutlu olur.

Sağda bebeği tutan ve orijinal ekipte olmayan biri gruba dahil oluyor; eşimin teyzesinin dünürü. Ne güzel! Sayımız arttıkça herkes daha da rahat ediyor ve bebekten daha çok keyif alıyor. Üstelik bebeğin de mutluluğu gayet yerinde. Solda annemizin gülümsemesini dikkate alırsak rahatlıkla diyebiliriz ki onun keyfine diyecek yok.

Kabul etmek gerekir. Anneanne'nin yeri apayrı. Bunu söylerken lütfen babaanneler bana kızmasınlar. Bu babaannelerin bebeğe bakamayacağından elbette değil, onlar da en mükemmel şekilde torunlarına bakarlar. Hadise annenin doğal olarak kendi annesine çocukluğundan itibaren duyduğu güven ile ilgilidir. Bu bağ çok özeldir ve buna saygı duyulmalı.

Tabi kalabalık ailede bireysel ilginin yanı sıra grup ilgisi de söz konusudur. Burada görüldüğü gibi birkaç kişi bir anda bebek ile ilgileniyor ve onun bir gülümsemesi veya daha da iyisi kahkası için ter döküyorlar. Bir gülümsemenin karşılığında ise onlar da mutluluktan uçuyorlar. İşte yeni neslin bizlere muhteşem bir etkisi.

Eh artık bu kadar hareket ve ilgiden sonra kaçınılmaz sonu görüyorsunuz. Bebeğin yorulması ve uykusunun gelmesi. Bu noktaya gelene kadar fark ettim de, anne yemeğini rahatlıkla yedi, muhabbet edebildi ve hatta istirahat etti. Bununla birlikte bebek son derece mutluydu. Daha ne olsun değil mi? "Artık uyku vakti geldi ve bize müsaade eve gidelim ve bebişi uyutalım" derkeeen, dedemiz ayağa kalktı ve dedi ki...

"Yahu ne gerek var eve gitmeye siz de bi çocuğu uyutmasını bile bilmiyorsunuz" deyip elimizden torununu aldı ve arabasında uyutma çabasına girdi. Tahmin edeceğiniz gibi üç dakika sonra...

Uyumuş olarak bize teslim etti.
Annemiz de keyif çayını içmiş oldu :) Kalabalık ailenin bebek büyütürken katkısı bence son derece olumlu ve açıktır. Bence bir annenin sabahtan akşama kadar bebeği ile yüz yüze kalması daha yorucudur. Elbette her bebeğin kalabalık bir ailesi hemen yanında veya sayıca olmayabilir ancak bu konuda da şu önerilerim olacak. Haftanın belirlenmiş bir günü büyüklerinizin evine yemeğe gidebilirsiniz. Komşularınız ile ilişkilerinizi geliştirerek onlarla daha sık görüşebilirsiniz. Yeni evli veya henüz çocuğu olmayan arkadaşlarınıza bebeğiniz ile gidebilirsiniz. Tatlı bir bebeğin keyfine asla doyum olmaz dolayısıyla onlar da sizleri açık kollarla karşılayacaklardır. Unutmayın, her ne kadar şehir hayatı bizleri misafirlikten ve sevdiklerimizden uzaklaştırmaya çalışsa da, aile, akraba, komşu ve dostlarla bebeğimizi paylaşmak hem bizlere, hem onlara ve de en önemlisi bebeğe mutluluk verecektir.
Hadi o zaman ne bekliyorsunuz, telefonunuzu alın ve birilerini arayıp söyleyin, "bebişle biz geliyoruz!"
Dr. Gökhan Mamur




Yorumlar
tam 5 gun oldu tatilden doneli. yanlızlık sımdıden bunalttı bizi. kalabalık anneanne babaanne dede,arkadaslar ve en onemlisi teyzemiz!! hepsi o kadar fedakarlardaki bebegime karsi buraya geldik hem bebegim hemde ben istanbul havasını solurken sıkıntıdan patlıyoruz. sinirlerimiz geriliyor ve birbirimizi uzer hale geliyoruz. lutfen herkes hayatındaki herkesin kıymetini bilsin. oyle anlar geliyorki asla ihtiyacım yok ben hallederim efelikleriniz kendi yıprandıgınız yetmiyormuscası na aılenizi esinizide tanınmaz hale getiriyor! karar verdim ben yeniden tatile gidiyorum..
öpüyorum hepinizi… Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.