Miad Belirleyebilir ama Eşinizi Unutmayın

Sevgililer Gününün yaklaşmasıyla, son anketin bununla ilgili olmasını istedim. Katılımınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Sevgililer Gününün aslında daha çok batının adetlerinden son dönemlerde toplumumuza gelmiştir. Bu nedenle bu günü kutlamanın çok yerleşik olmadığını görmek bana anlaşılır geliyor. Kutlayanlar arasında ise bir miadlar söz konusudur. Anket sonuçlarından bu belli oluyor. Bakalım:
Sevgililer Günü Geliyor.
| Seçenekler | Oy | % |
| Zaten kutlamıyorduk, eşimle birşey yapmayacağız | 20 | 40.8 |
| Çocuğum var Sevgililer Günü artık mazide kaldı | 12 | 24.5 |
| Çocuğu evde bırakıp eşimle dışarıda kutlayacağız | 12 | 24.5 |
| Bırak bu işi doktor, evde faciaya neden olacaksın | 5 | 10.2 |
Zaten kutlamıyorduk, eşimle birşey yapmayacağız: Daha önce bahsettiğim gibi Sevgililer Günü toplumumuzda henüz yeni sayılır, çok yerleşik değil. Birçok kişi bu günü ticari çıkarları olan kişiler tarafınca bize zorla kabul ettirilmeye çalışıldığına inanır. Sevenler için hergün sevgililer günü düşüncesini benimseyenler de bu günü özel görmeyebilir. Geçmişte bu günü kutlamayanların bundan sonra da böyle devam edeceklerini ilan etmelerini saygıyla karşılarım. Oylayanların yüzde 40'ı bu grupta.
Çocuğum var Sevgililer Günü artık mazide kaldı: Kutlayanlar arasında miadlardan bahsetmiştim. Bu miadlar "çocuk öncesi ve çocuk sonrası" dönemleridir. Bebeğin doğumuyla çiftler bebeklerine o kadar yoğunlaşırlar ki, birbirlerine eskisi kadar vakit ayıramayabilirler. Örneğin çocuk öncesi miadda Sevgililer Gününde çiçekler, çikolatalar, akşam kutlama yemekleri ve hediyeler söz konusudur, ancak çocuk sonrası miadda bunların hepsi geride kalır. Oylayanların yüzde 25'i bu grupta.
Çocuğu evde bırakıp eşimle dışarıda kutlayacağız: Ne olursa olsun ben eşimin gözlerinin içine bakar, bu günü kutlarım diyenler bu grupta ve hiç de azımsanmayacak bir yoğunlukla. Açıkçası ben bu grubun daha düşük sayıda olacağını düşünmüştüm. Bu gruptaki kişiler anne baba olmakla birlikte "eş" kimliklerini bırakmamakta ısrarcı. Hepsini gönülden kutluyorum çünkü bunu başarmak kolay değil.
Bırak bu işi doktor, evde faciaya neden olacaksın: Buraya oy verenlerin %100'ünün erkek olduğundan çok iyi biliyorum (beyler, siz oylarken webcam'inizden gördüm; tabi şaka). Bunu tıklayarak espirime destek verdiğiniz için teşekkür ederim.
Düşüncem
Daha önce kutlamayıp da bu çizgilerinde devam edenlere lafım yok, saygı duyuyorum (%40 oy). Çocuklu ve çocuk öncesi kutlayanların toplam yüzdesi yaklaşık %50. Ancak çocuğun dünyaya gelmesiyle bu sınıf içinde olan ebeveynlerin yarısının eski alışkanlıklarından uzaklaştığını görüyorum, en azından Sevgililer Günü yönünden. Bu iki sebepten dolayı olabilir. Birincisi imkansızlık, yani bebeği bırakacak kimse yoktur, ikincisi, bebeğin dünyaya gelmesiyle eşler ebeveyn olmaya o kadar yoğunlaşmışlardır ki eş olmaktan uzaklaşmışlardır. Bu durumu olağan bulmakla birlikte, beni rahatsız ettiğini belirtmeliyim. Unutmayın, bebeğimiz için canımızı vermeye hazır olabiliriz ancak yaşantımız içinde birçok kimlik taşımaktayız ve sağlıklı birer birey olabilmemiz için bunların hepsinin beslenmesi gerekmektedir; örneğin bizler birer ebeveyn olabiliriz ancak bir yandan evlat, çalışan, arkadaş, birey ve elbette eş kimliklerimiz de bulunmaktadır. Hep söylerim "sağlıklı bir bebeğin sağlıklı bir annesi ve babası vardır, sağlıklı ebeveyn ise tüm kimliklerini besleyen ve dengede tutmasını bilen kişidir".
Daha önce kutlayan fakat bebek nedeniyle artık kutlamayı tercih etmeyenlere sesleniyorum: fırsat yaratmaya çalışın ve kutlayın. Bu evde veya dışarıda olabilir. Bebeğinizi nasıl besliyorsanız, eş kimliğinizi de bir Sevgililer Günü kutlamasıyla besleyin; sonunda bebeğiniz de bundan fayda görecektir.
Dr. Gökhan Mamur




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.